GÜLÜMSE
Hadi gülümse bulutlar gitsin
İşçiler iyi çalışsın, gülümse
Yoksa ben nasıl yenilenirim
Belki şehre bir film gelir
Bir güzel orman olur yazılarda
İklim değişir, Akdeniz olur, gülümse.
Sazlarım vardı, ırmaklarım vardı çok
Çakıltaşlarım vardı benim
Ama sen başkasın anlıyor musun
Tut ki karnım acıktı, anneme küstüm
Tüm şehir bana küskün
Bir kedim bile yok anlıyor musun
İklim değişir, Akdeniz olur, gülümse.
Kemal BURKAY
KİM GÖLGESİNDEN KAÇABİLİR Kİ?
Geçtiğimiz yollarda kaybettiklerimizin bize en büyük kötülüğü kendilerini tekrar tekrar hatırlatmalarıdır.
Bir kere kaybetmekle kurtulamadığımız şeylerdir.
Yoklukları hayatımızdaki varlıkları haline gelir.
Hep ama hep hatırlarız.
Ne biçim kaybetmektir bu?
Kim gölgesinden kaçabilir ki?
Bazen duygularımız bizden erken yaşlanır ve bizden hayatın geri kalanını alır.
Hayatın, kendini anlayanları cezalandırmasıdır bu...
Durup, durup ardına bakan kadınlar vardır.
Geçmişi düşünmekten şimdiyi yaşayamazlar.
Her şeyi didikleyip duran mazisinin gölgesinden, anılarının yükünden bir türlü kurtulamayan gözleri ufuk yorgunu kadınlar.
Güçlü, köklü bir biçimde yeni arkadaş edinecek yaşları geride bıraktıysan eğer, hasar görmüş eski arkadaşlıkları onaracak çağı da geride bırakmış oluyorsun.
Zaman ilerledikçe birçok şey, daha zor olmaya başlar. Beklentisi yüksek olan kadınların yalnızlığı daha koyu oluyor. Büyük lafların gölgesinde geçen hayatlar, bir daha iflah olmuyor, geçip gittiğiyle kalıyor.
Zaman, aşk... her şey!
Ayrılıkları ayrıntılar acıtır.
Murathan MUNGAN
ÇAĞRIŞIMLAR
Çok küçük bir yalanı
Çok büyük bir orantıda
Dinlediniz mi?
Çok büyük bir yalanı
Çok yalın bir doğrultuda
Söylediniz mi?
Gecikmiş bir gizlemi,
Birikmiş bir özlemi
Sakladınız mı?
Gelmeyecek bir gideni,
Olmayacak bir nedeni
Beklediniz mi?
Bir gerçeği erken,
Bir açlığı tokken
Anladınız mı?
Hep mi hep ölecekmiş gibi,
Hiç mi hiç ölmeyecekmiş gibi
Yaşadınız mı?
Yalanı sürmeye sürmeye,
Yanlışı görmeye görmeye
Saklandınız mı?
Doğruluğun yönünde,
Doğruların önünde
Aklandınız mı?
Ortamsız bir yaşamda,
Yaşamsız bir ortamda
Harcandınız mı?
Özdemir ASAF
BİS
Maske ölmek isteğidir sevgilim
takma yüzlerle yaşamak kendi tarihimizi
büyük kopmalar gerekiyor büyük hayatlar için
kötülük her çağda din değiştiriyor
unutmanın borçları ödeniyor
ruhun imkanları adına
kundakçı laser yakıyor jeneriği
şairler gibi sözcüklere tapıyoruz bu dilsiz dünyada
anlam ve kelimelerin içinde bulunduğu koma
prova ediyor başka yüzyılların aynalarında
her kip kullanım hattında buruşuyor
aşk yoksa ölüm de yok
boşlukta kenetlenen ilk buluşma
çekimine girdiğimiz
tarihin parçalayamadığı çekirdek
hiçbir oyun sonuna kadar masum kalmaz
bunca reel yaşanırken cinnetin enkazı
metropoller hem İhtilal hem Devlet
el değmeden ayıklanmış ruhun bütün kanalları yayına hazır
oysa dehşet yatıyor derinliklerimizde
dans bittiğinde birimiz ölecek
Gümüş Kurşun hangisine sıkılmalı?
geniş tut bu dansın adımlarını
içimdeki demir kelebek
başkalarının gözlerini kamaştıran
savaş boyalarıdır imgenin dolaşımında
bulmaca kayıtlarına Siyah Kare
hikayeler kendi yasalarının içinden geçtikçe
kramp içindesiniz
yaygın vahşet günlük ölüm over dose
Murathan MUNGAN
Kimse beni duymuyor sanki, istemiyorum diyorum istemiyorum. Herşey üzerime geliyor, onca yaşanmışlıktan sonra yeni birşeylere başlamak istiyorum. Beni dinlemiyorlar, yada sesimi duyuramıyorum. Etrafım sarılmış, sanki herkes düşmanım. Düşmanlarım aslında sevdiklerim, beni sevenler, en yakınlarım.Hepsinden kaçmak istiyorum. Hiç bilinmeyen bir yerde, kimliksiz, adsız, sıfatsız yaşamak istiyorum. Güzel, akıllı, başarılı, mutlu bu kavramların olmadığı, olsa da kimsenin umursamadığı bir diyara göç etmek istiyorum. Ne kadar az farkındaymışım kendimin, ne kadar değersiz buluyormuşum kendimi hep başkalarının adımlarını takip etmiş, kendimi tüketmişim. Şimdi farkına varıyorum ki bana da ayak uydurabilirlermiş ama ben ayak uydurmayı tercih etmişim, bu tercih beni yok etmiş. Şimdi ufacık bir zerrem var karşı koyan gittikçe büyüyor, serpiliyor. Takip eden değil, takip edilen oluyorum. Sürüklendiğimi sanırken, ben kendi isteğimle sürükleniyormuşum. Neden bu kadar geç uyanış hayal kurmayı kendime yasak etmişim. Mutsuzluk en yakınım olmuş, otomatik hareketlerle görevlerini yerine getiren maske takıp dolaşan, her ortama her olaya ayrı farkında olmadan oluşan maskeleri ve davranış şekilleri, sonra isyan isyan...
Nereye gidiyorum diyen bir ruh, burda ne arıyorum diyen. Sonra sensiz yok olacağına seni inandıran insanlar, onlar yok olmasın diye yokolan sen. Vicdanının sesi bırakıp gidememek.
Kalıyorum yapılsın şenlikler, kutlamalar kalıyorum. Evet sizin istediğiniz oldu ama kalan eski ben değilim, bambaşka biri sizinle kalan ...LİNET...
kal tabi... yenilmezliginle, BENliginle, SENliginle kal... gitmek kurtulus degildir, öyle zanneder insan kaybedecegi olmadigi zaman...
Uzun zaman oldu kelimelerimi ekrana aktarmayalı, hep parmaklarım beynime yetişmeye çalışırdı yazarken. Yok durdu sanki ellerim aslında beynim sustu, söylecek sözüm...
|
|
istanbul11493 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
yeraltı edebiyatı5807 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
cnbce2213 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
KUANTUM DÜŞÜNCE GURUBU233 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
Hipertrans Metinleri139 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
|
|
hafif sıyıranlar127 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
Platipus sevenler derneği11 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |